Meme Büyütme Ameliyatları (Silikon ile Meme Büyütme)



Meme Büyütme Ameliyatları (Silikon ile Meme Büyütme)

Hastalar gelişimsel olarak memelerinin küçük olmasından, emzirme veya kilo kayıplarından sonra memelerinin hacim kaybetmesi-sarkmasından yada memelerindeki asimetriden yakınarak estetik cerraha başvurur ve meme büyütme cerrahisi geçirirler.

Muayene sırasında memelerinizin büyüklüğü, derinizin yapısı, göğüs duvarınızın ve omuzlarınızın genişliği, boyunuz ve en önemlisi beklentileriniz göz önüne alınarak sizin için en uygun olacak meme büyüklüğü saptanır.

Meme büyütme ameliyatları meme protezleri ile yapılmaktadır. Halen silikon proteze alternatif daha iyi bir yöntem bulunamaması protezleri altın standart yapar. Dünyada 40 yılı aşkın bir süreden beri meme protezleri kullanılmaktadır ve yapılan araştırmalar sonucunda kanser ya da başka bir sistemik hastalık riskini artırmadığı saptanmıştır.

Geçmiş yıllarda otojen yağ enjeksiyonu ile meme büyütme uygulamaları yapılmıştır. Ancak verilen yağın kısmen erimesi, yeterli miktar elde edilememesi kesin sonuç elde etmeyi kısıtlar. Enjekte edilen yağlara çöken kalsiyumun meme kanseri taramalarında hatalı pozitif ya da negatif sonuçlara sebep olması meme kanseri erken teşhisini engeller. Bu nedenle bu yöntem klinik uygulamalarda tavsiye edilmez…

Meme Protezleri İki Çeşittir

Meme protezleri iki türlüdür, birincisi içerisi silikon jel ile dolu olanlar ve ikincisi içerisi tuzlu su ile doldurulanlardır. Her ikisinin de dışındaki zarf yapı silikonda yapılmakta ve yalnızca içerisindeki dolgu maddesi jel veya tuzlu su olarak değişmektedir. Jel ile dolu olanların meme dokusuna daha uygun bir kıvamı ve görünüşü vardır. Protezlerin patlaması gibi bir olasılık söz konusu olmayıp toplumun yanlış bir inanışıdır. Protezlerin yalnızca kesici ve delici aletle yaralanma sonrası bütünlüğü bozulabilir, bu durumda değiştirilerek yenisini koymak mümkündür.

Protezler şekil olarak da iki türlüdür. Ya tam yuvarlak olurlar yada göz yaşı damlası şeklindedirler. Ameliyat öncesi varolan meme dokusunun durumuna göre uygun şekil kararlaştırılır.

Meme protezini yerleştirmek için 3 esas giriş yolu vardır. Birincisi meme altından, ikincisi meme başından, üçüncüsü daha nadir kullanılan koltukaltından yapılan girişimlerdir. Eğer kişinin meme başı büyüklüğü uygun ise meme başında koymak izlerin kaybolması açısından en uygun yerdir. Kişi doğum yapmamış ve meme başı küçük ise meme altından koymak daha uygun olabilir, buradaki ameliyat izi de sutyenin içinde kalacağı için belli olmaz.

Memenin anatomik durumu protezin hangi katmana yerleştirileceği konusunu belirler. Protezler meme dokusunun arkasına veya kas dokusu arkasına konabilir. Burada cerrahın tercihi önemlidir.

Ameliyat Yaklaşık 1 Saat Kadar Sürer

Ameliyat sonrası aynı gün eve çıkılabilir ancak bir gece hastanede kalınmasını tercih etmekteyim. Ameliyat sonrası özel bir bandaj uygulanır ve bu pansuman ilk 3 gün içinde açılarak sporcu tipi bir sutyenle değiştirilir. İlk günler de ameliyatın dokulara verdiği travmatik etkiyle memeler daha şiş ve ağrılı olacaktır.

Bir hafta içerisinde şişler inecek, ağrılar üçüncü günden sonra geçecektir. Bu sırada cerrahınızın verdiği ağrı kesiciler ağrınızı tamamen geçirecektir. İlk pansumandan sonra duş yapabilirsiniz. Kendinizi iyi hissettiğiniz an işinize dönebilirsiniz.

Tenis, yüzme gibi ağır sportif faaliyetlerinize ancak bir ay sonra başlayabilirsiniz. Ameliyat sonrası dönemde meme ucundaki duyu azalması geçici olup çok nadiren kalıcı olabilir.

Meme Protezlerini Yaptırdıktan Sonra Sorunlarla Karşılaşabilirsiniz

Meme protezlerinde en istenmeyen komplikasyonu % 6 oranında görülebilen memelerin sertleşmesidir. Bunun nedeni vücudun proteze verdiği aşırı reaksiyondur. Genellikle üçüncü aydan sonra ortaya çıkar ve tek veya her iki memede ortaya çıkabilir.

Protezin etrafında kalın bir kapsül oluşabilir, bunun sonucu o memede sertleşme olur. Sertleşme fazla ve rahatsız edici boyutta ise derin USG ve ısıtıcı ile tedavi yeterli olur, düzelmediği taktirde ikinci bir ameliyatla bu kapsül dokusu temizlenir ve gerekirse protez farklı plana yerleştirilir.

Meme protezi olan kişiler doğum yapabilir ve emzirebilirler. Gebelik nedeniyle protezin çıkartılması mecburi bir durum değildir. Kişinin meme protezinin olması memenin kitle yönünde yapılacak ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, MRI ve mammografi gibi tetkiklerine engel oluşturmaz. Olası bir tümoral oluşum protezin varlığından dolayı gözden kaçmaz.

Meme Küçültme ve Dikleştirme (Redüksiyon Mammoplasti ve Mastopeksi)

Meme dokusunun büyük ve sarkıklığı sadece estetik değildir aynı zamanda fonksiyonel birtakım sorunları da beraberinde getirir. Ağırlığın taşınmasına bağlı boyun ve sırt omurgalarının zedelenmesi ve bu bölgelerde kronik ağrı, meme altında pişik ve mantar gibi sağlık sorunlarının yanısıra sportif aktivitelerde ve giyimde kısıtlanma gibi sosyal sorunlara da neden olur.

Gigantomasti (büyük göğüsler) ırsi olabildiğinden 16 – 18 gibi erken yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir. Bu durum genç kızlık döneminde çoğu zaman psikolojik problemlere de neden olabilmektedir.

Gerek duyulan her hastada,18 yaşından itibaren İri ve sarkmış göğüslerde fazla olan deri ve meme dokusu çıkarılır ve normalden daha aşağıya kaymış olan meme başları normal pozisyonuna getirilir. Böylece göğüslerde daha dik, formda ve düzgün bir görünüm elde edilir.

Klasik operasyon tekniklerinde ters T şeklinde bir insizyon kullanılır. Bu da ameliyat sonrasında insizyon yerinde yine ters T harfi şeklinde bir ize neden olur. Özellikle göğüsleri iri ancak fazla sarkık olmayan genç hastalarda Benelli,round block gibi yöntemlerle çok daha az ameliyat izi ile düzeltmeler yapılabilmektedir.

Bunun yanısıra sarkık göğüslerde ise vertikal mammoplasti adı verilen teknikte, klasik operasyona göre daha az iz kalmaktadır. Çoğu teknik sonrası gebelik ve emzirme ile ilgili problem beklenmez ancak aşırı büyük ve sarkık göğüslerde ” Free nipple grafting” yapılabilir. Bu durumda ileri dönemde emzirmek mümkün olmaz. Hangi tekniğin size uygun olduğunu ancak sizi değerlendirdikten sonra netleştirebilirim.

Meme Küçültme Ameliyatları Da Sıklıkla Yapılmaktadır

Meme küçültme ve dikleştirme ameliyatları genel anestezi altında yapılan, 1-2 gün hastanede kalmayı gerektiren ameliyatlardır. Ameliyat süresi uygulanan tekniğe göre değişkenlik arz eder.

Uygulanan tekniğe göre farklılıklar olsa da yine de meme küçültme ve/veya dikleştirme ameliyatlarından sonra son şekil hemen ortaya çıkmaz. Kesi izlerinde belirginliğin ve irregüler görüntünün düzelmesi, memelerde yuvarlak hatların oluşması için en az 3 ay geçmesi gereklidir.

Meme ameliyatlarından sonra ödemin azaltılması, izlerin daha kolay iyileşmesi ve baskı yapmak amacıyla sporcu sütyeni olarak nitelendirilen balensiz, tercihan önden kopçalı elastik sütyenlerin kullanılması gereklidir. Bu sütyenin doktorunuzun tarifi uyarınca belli bir süre kullanılmasında ameliyat sonrası nekahat döneminin daha kolay atlatılmasına faydası vardır.

Ameliyatsız bir şekilde göğüslerin küçültülmesi mümkün değildir. Spor yapmak ve fazla kiloların verilmesinin memelerin hacmi ve kondüsyonunda değişikliğe sebep olduğu bilinmektedir. Ancak herhangi bir ilaç ya da krem tarzı uygulamaların memelerin sarkıklığı ve büyüklüğünü düzelttiği bugüne kadar kanıtlanamamıştır.

Bir cevap yazın