Bebekleri kucağa almak doğrumu dur?

Posted on

Bebekleri kucağa almak doğrumu dur?
Bazı düşüncelere göre bebeklerin olabildiğince az şekilde kucağa alınmasından yanadır ki  kucağa alışmasın ve annenin daha rahat bir vakit geçirmesini amaçlar. Bazı düşünceye göre ise, bunun tam zıt karşıtıdır. Yani annelere bebekleri hala anne karnındaymış gibi uzunca bir zaman süresinde yapışık bir yaşam önerirler. Aslına bakılırsa bebeğin kucağa alınmasıyla ilgili tek bir formül önermek çok da akla uygun gelmez. Çünkü her bebek farklıdır ve her anne-bebek ilişkisi kendine hastır. Kucak alışkanlığını da bu kendine özel ilişki belirler. Bebek, temel güven duygusu geliştikçe daha az kucak ister Bebek annenin karnına düştüğünden itibaren (belki de çok daha önce) annenin zihninde bir yere sahip olmaya başlar. Bu “yer” annenin kendi psikolojik durumu, bir bebek sahibi olmakla ilgili duyguları, hazırlığı, kendi bebekliği ve yetiştiriliş tarzı, kendi anne babasıyla ilişkileri ayrıca eşiyle ilişkisi ile belirlenir. Annenin kendisi bir bebek sahibi olma konusunda ne kadar kaygıdan uzaksa, eşiyle birlikte ne kadar uyum içindeyse, ayrıca kendi çocukluğuyla ilgili duygusal çatışmaları ne kadar azsa bebeğinin de sakin olma olasılığı o kadar yüksektir. Anne kendini rahat ve huzurlu hissediyorsa, bebeğin ihtiyaçlarını karşılayabilme konusunda zaten doğal yaşanacaktır. İhtiyaçları karşılanan bebek daha huzurlu ve sakin olur. Bebek için önceleri çok yeni ve anlaşılmaz, belki de tehlikeli gibi görünen dünya, annenin bakımı ve sevgisi sayesinde yavaş yavaş güvenli bir yere dönüşmeye başlar. Böylece temel güven duygusu oluşur. Temel güven duygusu geliştikçe ve sakinledikçe başlangıçta belki de sürekli kucak isteyen bebek artık ayrı kalmaya daha çok dayanabilmeye başlar. Çünkü artık bilir ki tekrar ihtiyacı olduğunda anne ihtiyacını karşılayabilmek üzere yanında olacaktır. Yavaş yavaş anneden ayrı daha fazla zaman geçirir. Etrafının farkına varmaya başlar. Gülümsemeye, emeklemeye, yürümeye, dünyayı keşfetmeye başlar. Onunla eş duyum içinde olan anne de, bebeğinin yeni ihtiyaçlarını fark eder ve onu doğal olarak daha fazla bırakmaya başlar. Önceden ağladığı anda kucağına alıp meme verirken, artık ocaktaki yemeğinin altını söndürebilmek için belki de bebeğinin bir iki dakika sızlanmasına izin veriyor olabilir. Bu dönemle ilgili olarak bebeğin mizacının hiçbir önemi yoktur denilemez elbette fakat bebek ne kadar zor sakinleşen bir bebek de olsa annenin gösterdiği ilgi ve bakım sayesinde zor bir bebeğin bile zaman içinde anneyle arasında bir harmoni oluşabilir. Anne bebeğine, bebek de annesine uyum sağlarlar. Bu sebepledir ki anneler bebeklerinin ne zaman ve neden ağladığını, ağlama şekillerinden ve ses tonlarından anlarlar.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir